Kayıtlar

DİN VE İNANIŞLAR İNSAN HAYATINI HANGİ YÖNLERDEN NASIL ETKİLER

Resim
İnsan diye bir varlıktan söz ederken mutlaka "inanç" duygusundan bahsetmemiz gerekir.Zira insan toplulukları arasında hemen hemen hepsi bir şeye inanmaktadır. Günümüz dünyasında inançsızlar olarak nitelendirdiğimiz ateistler bile "hiçbir şeye inanmamaya" inanmaktadırlar. Bu bağlamda insanlık bu şekilde tarih boyunca farklı inançlar içerisinde günümüze kadar gelmiştir ve insan zihninde oluşan bu inanma duygusu din olarak karşımıza çıkmıştır. Bu sebeple insanlar kendilerini en yakın hissettikleri dini inanışa bağlanmış ve buna göre hareket etmiştir. Yani bu doğrultuda bazı insanlar Hz. Muhammed'in getirdiği dine,bazı insanlar Hz. Musa'nın getirdiği dine,bazı insanlar Hz. İsa'nın getirdiği dine inanmışlardır. Aynı zamanda bir ilahi dayanağı olmaksızın sıradan kişilerin getirdiği dinlere de inanan insanlar olmuştur.Birtakım insanlar ise kendi inancına veya düşüncesine göre bir din oluşturma arayışına girmiştir.Örneğin; puta, güneşe, aya tapan insanl...

HASAN SABBAH KİMDİR? HAŞHAŞİLİK NE DEMEKTİR?

Resim
  HASAN SABBAH KİMDİR? HAŞHAŞİLİK NE DEMEKTİR? Hasan Sabbah 11. Yüzyılda İmam Şiiliğinin merkezi olan İran’ın Kum şehrinde doğdu. Kendisi Haşhaşi tarikatinin lideridir. Bu tarikata Haşhaşi denmesinin en büyük nedeni çevresindekileri “haşhaş“ denen bitki sayesinde uyuşturup tabir yerindeyse robot haline dönüştürmesidir. Bu sayede insanları kendine bağlayıp cennet vaadinde bulunarak çeşitli suikastler yaptırmıştır. Haşhaş bitkisinin gönümüzde de uyuşturucu cinsi bir bitki olduğu herkesçe bilinmektedir. Hasan Sabbah genel olarak Alamut kalesinde yaşamıştır. Kale içerisine depolar yaparak uzun süre yiyecek stoklayabilir hale gelmiştir. Bu sayede uzun süre kale içerisinde kalıp, kale çevresindekileri de kendisine bağlayarak faaliyetlerini buradan yürütmüştür. Birçok devlet görevlisinin ölümünden sorumludur. Öyle ki Selçuklu döneminde Nizamülmülk’ ün öldürülmesinin de müsebbipleri olmakla beraber, 70-80 civarında devlet adamınına da suikast yapan Haşhaşilerdir. Hasan Sabbah saray içeri...

ESKİŞEHİR' DE GEZİLEBİLECEK YERLER

Resim
 ESKİŞEHİR DE GEZİLEBİLECEK YERLER Bu yazı dizisinde her bölümde Eskişehir' e ait gezilecek bir mekan tanıtacağız: 1. SAZOVA PARKI - Eskişehir de gidebileceğiniz ve bir gün hiç sıkılmadan gezebileceğiniz mekanlardan biri. Bu mekanı diğerlerinden farklı kılan en önemli unsur içerisinde bir çok farklı mekanı barındırmasıdır.  SAZOVA PARKININ İÇERİSİNDE BULUNAN MEKANLAR :👀 Aşağıda tanıtılan mekanların tamamı sazova parkı içerisinde bulunduğu için bir günde rahatlıkla gezebilirsiniz.   SADECE SAZOVA PARKINA GİDEREK DOLU DOLU BİR GÜN GEÇİREBİLİRSİNİZ. BU MEKAN İÇERİSİNDE BULUNAN GEZİLECEK YERLERİ SİZLER İÇİN FOTOĞRAFLAR İLE ANLATACAĞIZ:  Yazıyı okuduktan sonra daha iyi anlamanız için sazova parkı tanıtım videosunu da buraya bırakıyorum: https://youtu.be/CeAweTTd1rg -KORSAN GEMİ : Park içerisinde bulunan yapay göletin içerisinde bulunur. İçerisine girip geminin bölümlerinde fotoğraf çektirebilirsiniz. -MASAL ŞATOSU : Şato içerisine girip gezebilirsiniz. Ayrıca şato i...

TARİHİN ÇIKMAZ SOKAĞI ALFABE

Resim
  Sözlerime başlamadan önce şu hususu bilmenizi isterim: Osmanlıca has ve öz Türkçe'dir, Osmanlıca bir yazı dilidir, Osmanlıca sadece Türk dilinin Arap alfabesi ile yazılmış halidir. Yani şuan dilimizin Latin alfabesi ile yazılmış hali bu dili bir Latin dili yapmadığı gibi, bir zamanlar kullandığımız Arap alfabesi de dilimizi bir Arap dili yapmamaktadır.  Osmanlıca neden gereklidir? Bu soruya verilecek cevap açık ve nettir. Biz bir anda ortaya çıkmış bir millet değiliz. Bu topraklara da bir anda gökten de indirilmedik. Var oluşumuzun, bir araya gelişimizin ve devlet oluşumuzun bir süreci var. Bu süreçte ve devamında başımızdan geçenler bizim tarihimiz. Bu tarihi doğru ve yanlışlarıyla öğretmen de her şeyden önce torun ve nesil olarak bizim görevimiz ve vefa borcumuz olmalıdır. Bu borcu bilmek ve yerine getirmek için de Osmanlıca bilmek şarttır. Çünkü tarih geçtikçe ve ilerledikçe yazıya akar. Binlerce belge, kitap, makale  ve gazete oluşur. Bunları okuyup tarihi öğrenmek ...

İNSAN "LIK"

Resim
Her geçen gün farklı şeyler yaşıyoruz. İstek ve arzularımız gün geçtikçe değişiyor. kavgalar da oluyor hüzünlü barışmalar da. Kimisi savaşın içinde mutlu kimisi refahın içinde mutsuz ve umutsuz. Sağına bakarsın Ankaralı hasan misali evsiz barksız, belki yiyecek ekmeği yok ama şükür kelimesi dilinden eksik olmuyor. Soluna bakarsın varlık mı dersin para mı? Ne istersen var. tatmadığı tek şey var; "Ölüm" oda ölmek istiyor. Suç işleyen de var onu yakalayan da var. Kimisi "kötü" hayvana eziyet ediyor. Kimisi cebindeki son parasıyla aldığı içinde daha çok domates olan tavuk dürümün tavuklu kısmını oturduğu masanın dibine gelen aç ve yorgun kediye ikram ediyor. Dünya almış başını gidiyor. Durur mu hiç? illa dönecek dünya bu. Adam öldüren mi ararsın, bir "can" fazla kurtarmak için çırpınan mı? Peki bu kadar İyinin merhametlinin yaşadığı bu dönüp duran dünyada bu kadar kötü niye var? Yada bu soru şöyle mi sorulmalıydı: Bu gün "Şiddet yanlıştır, hayvanları sevi...

Türkiye'nin en başarılı hamlesi nedir? "Surdaki gedik"

Resim
  Türkiye’nin en iyi stratejik hamlesi ne? Geçmişten günümüze iktidarlar gelip geçti, yönetimler değişti. Her bir yönetim kendi stratejik mantığı çerçevesinde uluslararası hamleler yaptı. Günümüzde ise özellikle 2010 yılından sonra ülkemiz çeşitli bölgelerde adımlar atarak kendi menfaat, çıkar ve güvenliği doğrultusunda Suriye, Irak başta olmak üzere kendi topraklarının dışında oyun kurucu rolünü üstlendi. Suriye iç savaşında attığı adım özellikle güvenlik açısından birçok getiriyi beraberinde getirdi. Örneğin hepimizin haber kaynaklarından duyduğu haberlerde sık sık Hatay başta olmak üzere güney sınırımızda bulunan illerimize havan topu düşmesi olayları sıkça yaşanmaktaydı. Silahlı kuvvetlerimizin yaptığı birkaç başarılı hareket ile artık bu haberler tarih olmuştur. Ayrıca bir terör bataklığı olan Suriye de DAEŞ başta olmak üzere çeşitli terör örgütleri ya yok edilmiş ya da eylem yapamayacak duruma getirilmiştir. Böylece ülkemizde bir ara sık sık duyduğumuz   “şu ilimizde b...